Sohbete sex kamarada resimleri

07-Dec-2017 10:47

Yuva yapabilme yeteneğinizden dolayı da, evden kaçmış ya da suça yönelmiş kuş yavrularının yuvalarına dönmelerini sağlamakta da yararlanabiliriz. Anormal kanamalarda hemen doktora koş, olur mu anne?Bana bu konuşma fırsatını verdiğin için sana teşekkür ederim.(Kedi teşekkür eder, sütü ağzına diker, sonundan bir az bırakarak fare’ye verir) Sokağın başındaki manav, sebzelere ek olarak balık da satmaya başlamış. İşittiğin gibi, eğer annemden pirzola gelmezse babamdan balık isterim.. (Kedi belini, kalçasını oynatmaya başlar) Üç yavru doğurdun, yaşlandın gittin. (Kompü-Kid bilgisayarınla oynar) Siz kediler hiçbir sıkıntıya gelemezsiniz, hemen nörotik olursunuz, tıpkı insanlar gibi. Ha, senin doktorun dün telefon etti, seni bir kez daha muayene etmek istiyormuş. Bu da, sizlerin bana karşı olan sevgi ve güveninizden kaynaklanıyor.Ama artık sizlere devamlı bir iş bulmamız gerek, yoksa dökme suyla değirmen dönmez. (Ekrandan okur) Siz Aslangiller’densiniz, refleksleriniz çok gelişmiştir. Eğer «Hayvanlararası Yardımlaşma Kulübü» ne başvurursak, örneğin Ördek kardeşlerin gelişiminde, Kaz yavrularının kendilerinin temizliği öğrenimlerinde belki yardımcı olabilirisiniz. (Kedi ile Fare kolkola çıkarlar.) (Elinde yine bir tepsi; üstünde yumurta, sosis, zetyin vb. Bizlerin evlenmeden önce her gece saatlerce konuştuğumuzu ne çabuk unuttun ? Yapılan miyografi’leri hatırlarsın, bacak kasların gitgide kuvvetleniyorlarmış. Ben, kısıtlılığımın sınırları içinde mutlu olmayı öğrendim.Onlar besinlerin toprağın daha derinlerine saklarlarmış, belki yedekleri vardır, ne dersiniz? (Karıncalara gülümsiyerek) Demek gelin-kaynana sorunu karıncalarda da varmış. Formik asit romatizmaya çok iyi gelir.Şimdi çoluk çocuk tüm aile toplanın, ıkına sıkına formik asit üretin. (Karınca Kardeşler sahnenin solundan çıkarken, Kızkardeş, ağzında bir nağme sağdan içeri girer. Elinde bir tomar kitabı ve defteri yemek masasının üstüne koyar, masanın üstünde yiyecek birşeyler arar, bulamayınca dışarıya doğru seslenir) Annnnneee.. Yani, yalnızca kahvaltıda bir ekstra dilim yağlı ekmek ile bir ay içinde, gereksinimsiz on bir bin yüz kalori almış olursun ki, o da senin tombiş vücuduna üç buçuk kilogram ekler.

Evet, Kırmızı Karınca kardeşlerden bir yardım istesek mi? sizler tükürüğünüzden, idrarınızdan, dışkınızdan ‘’Formik asit’’ çıkarırsınız değil mi? Bu daha az zaman alacak ve sizlere sürekli iş üretilmiş olacak.(Annesinin getirdiği yiyecekleri göstererek) Şimdilik bunlardan taşıyacağınız kadarını alın, evde hep birlikte paylaşırsınız, hiç yoktan iyidir. (Kompü-Kid’in bulunduğu bölüme kulak verir, onun orada olduğunu hissedince oturduğu iskemleden kalkar, aradaki bölümün kenarından başını uzatarak) Günaydın benim Profesörüm! (Bilgisayarın tuşlarına basar, ekrandan okur) Yoksa; bir dilim ekmek, yetmiş gram, artı, on gram yağ, tümüyle iki yüz seksen kalori eder; artı, doksan, eşittir üç yüz yetmiş.

Makaslarla çeşitli dergilerden ‘dekupaj’lar yapılmakta ve kartonlara yapıştırılmaktadır.

Gerilerden bir arabesk müzik işitilir, fakat bu, konuşma başlar başlamaz kesilir.

(Öteki odada, Kompü-Kid annesi ile görüşürken, kızı ile arada sırada pantomimlerle konuşan baba, nihayet gazetesini atar ve seslenir) Hey, Kompü-Kid, eğer konuşmanızı bitirdiyseniz, okula gitmenin zamanı geldi. (Anne, öteki odadan Kompü-Kid’in tekerlekli sandalyasını oturma odasına doğru, arkasından iterek getirir, onun okul çantasını dizlerini üstüne bırakır. Baba pardesüsünü giyer, şapkasını alır, hanımının yanaklarından öper.

Hepsi evde kalan anneye “iyi günler”, dileyerek sağdaki kapıdan çıkarlar.

Evet, Kırmızı Karınca kardeşlerden bir yardım istesek mi? sizler tükürüğünüzden, idrarınızdan, dışkınızdan ‘’Formik asit’’ çıkarırsınız değil mi? Bu daha az zaman alacak ve sizlere sürekli iş üretilmiş olacak.(Annesinin getirdiği yiyecekleri göstererek) Şimdilik bunlardan taşıyacağınız kadarını alın, evde hep birlikte paylaşırsınız, hiç yoktan iyidir. (Kompü-Kid’in bulunduğu bölüme kulak verir, onun orada olduğunu hissedince oturduğu iskemleden kalkar, aradaki bölümün kenarından başını uzatarak) Günaydın benim Profesörüm! (Bilgisayarın tuşlarına basar, ekrandan okur) Yoksa; bir dilim ekmek, yetmiş gram, artı, on gram yağ, tümüyle iki yüz seksen kalori eder; artı, doksan, eşittir üç yüz yetmiş.

Makaslarla çeşitli dergilerden ‘dekupaj’lar yapılmakta ve kartonlara yapıştırılmaktadır.

Gerilerden bir arabesk müzik işitilir, fakat bu, konuşma başlar başlamaz kesilir.

(Öteki odada, Kompü-Kid annesi ile görüşürken, kızı ile arada sırada pantomimlerle konuşan baba, nihayet gazetesini atar ve seslenir) Hey, Kompü-Kid, eğer konuşmanızı bitirdiyseniz, okula gitmenin zamanı geldi. (Anne, öteki odadan Kompü-Kid’in tekerlekli sandalyasını oturma odasına doğru, arkasından iterek getirir, onun okul çantasını dizlerini üstüne bırakır. Baba pardesüsünü giyer, şapkasını alır, hanımının yanaklarından öper.

Hepsi evde kalan anneye “iyi günler”, dileyerek sağdaki kapıdan çıkarlar.

Ben bir iki un paketinin dibini bir az delerim, sizlere çöreklik un çıkar. (Tabakta kalan peynir parçalarını Fare’ye uzatır) Al bunları ailene götür, yasak savsın! (Peyniri bir kağıt mendile sarar ve cebine koyar.) Bu, tüm aileyi iki gün idare eder. Bu, tüm aile için hiç de iç açacak bir şey değil sanırım. Ama olmazsa, büyük bir düşkırıklığına uğrayacağımı sanmıyorum. (Oğlunu bir kez daha kucaklar) Benim aslan yürekli yavrum. (Kollarını birden serbest bırakarak) Sen bana hala esas sorunu sormadın, değil mi? (Bir az çekingen) Peki anne, sen sordun, al yanıtı. Bizler, ikinizi de çok seviyoruz ve sizlerle mutluyuz.